Zayıflama Macerası 3. Adım: Diyetisyen & Akupunktur

12:08

İşte zurnanın zırt dediği yer, insan bu kadar gerilir mi, ya da neden gerilir bilemiyorum ama suçlu çocuk misaliyim ben, başarısızlık hissiyatı ağır basıyor sanırım, yani sanki diyetisyene gitmeye yüzüm yok diyeceğim utanmasam... Halbuki tam da bu sebeplerden gitmeliyim ya diyetisyene, psikolojik olarak kendimi bu kadar yıpratmam ne kadar doğru? 

"Korkunun kendisi korkulan şeyden daha fazla zarar verir..."

Üç sene önce 2009'un Ekim ayında morbid obez olma yolunda emin ve bir o kadar da korku dolu adımlarla ilerlerken, yaklaşık bir sene süren ilk zayıflama sürecimi başlatmış ve yaklaşık 25 kg vermiştim. Sonrasında ise ilk bir sene içerisinde verdiğim kiloların 5'ini sonraki iki sene içerisinde de diğer 5'ini geri aldım. Gittiğim yolun yarısını geri geldim diyebiliriz kabaca. Neden böyle oldu dersem, dürüst bir şekilde cevaplarsam bu soruyu:
1- Ben yemek yemeyi ve yapmayı seviyorum, pisboğazlığı eski günlerime nazaran azaltmış olmakla beraber tam olarak bırakmamışım, o abur cuburların lezzetini hiç unutmamışım!
2- İki sene önce iş değiştirdim, beni öldüreceğini düşündüğüm bir stres içerisinde kimi günler hiç birşey yiyemeden kimi günler de yiyemediğim şeylerin acısını çıkartarak iki ileri bir geri saçma sapan bir yeme düzeni edindim. Dikkat ettiğim en son şey kendim ve sağlığım oldu - ki kendime olan saygımı, kendime verdiğim değeri nasıl yitirdiğimin bir numaralı göstergesidir.
3- Çocuk yapma planlarımızı erteledik, yaşmız genç, borçlarımız bitsin, ailelerimiz uzakta vs. neden çok... Kilo vermek için en büyük motivasyonlarımdan birini de yitirmiş oldum sanıyorum.
4- Dünya tatlısı eşim her zaman en büyük destekçim olmuştur her konuda, yoldaşım o benim. Kilo verme sürecimde sonsuz destek sağladı, ne kadar hassas olduğumu bildiği için bu konuda hep teşvik etti - ama tekrar kilo almaya başladığımda beni kırmamak adına olumsuz birşey söylemedi. Onun birşey dememesi de benim çok da dikkat etmememe yol açtı, yüz buldum anasını satiyim, saldım bıraktım!

Neden tekrar kilo vermek istiyorum dersem, pek çok nedenim var, dünya genelinde kilo vermek isteyen insanların hepsiyle ortak nedenler bunlar, sıralamaya kelimeler yetmez, satır aralarında kalanları anlatmaya da mecalim yetmez.




Dönüm noktam, her sabah gergin kalkıp eşime çemkirmem sonucu kendisinin isyanıyla başlamıştır. Bir akşam, iş çıkışı yemeği dışarıda mı yesek vs diye konuşurken eşimin pattadanak, senin canını sıkan birşey var her sabah moralin bozuk oluyor, bana söylemediğin birşeyler var, en basit şeylerde dahi kafan başka yerde ve canın sıkkın diyip beni dürtmesi ve ben daha ağzımı açmadan "sabah tartıya çıkıyorsun, tartıda gördüğün şeye göre de gününü yaşıyorsun" demesi durumumu özetleyen nokta atışı oldu. Önümde iki seçenek vardı, ya hayatı kendime zehrederek yaşamaya devam edecektim, ya da aksiyon planı yapıp fazla kilolardan kurtulacaktım. İç hesaplaşmalar vs arasında gözlerimin dolduğu bir anda "ama ben bu sefer yeniden zayıflayınca çocuk da yaparız di mi" diyerek iyice koyverdim, yine o sonsuz desteği arkama almamın hafifliğiyle birlikte blogumda zayıflamayla ilgili ilk yazımı yayımladım. 

Bütçemize baktık, aynı dertten muzdarip olan ancak şimdi muzaffer olmuş olan insanlarla görüştüm ve de bir doktorda karar kıldım. Daha önce de akupunktur desteğiyle zayıflamış birisi olarak, yine bu yolu seçtim. Başkasını bilemem ama akupunkturun şifasını ben kendi gözlerimle görmüş olmasam yine bu yolu seçer miydim bilmiyorum. Alternatif tıp gibi görünen akupunktur, doğru ellerde yapıldığında mucize bir yardımcı tıp alanı bence. Akupunktur desteği ve diyet ile, herşeyden önce Allah'ın izniyle, inşallah bu yolda başarılı olacağım. Allah herkese şifa versin, herkesin gönlünce olsun inşallah. 


Diyetisyen deneyimim de oldukça iyiydi, bir alet kullanarak vücudumdaki sorunlu organları, hormon seviyelerimi, kanımdaki değerleri, tansiyonumu, vücut ölçülerimi, yağ/kas/kütle vs oranlarımı, boy ve kilomu kısacası vücuduma ait hemen herşeyi kaydettiler. Ufak tefek sıkıntılarım var, bunlar da ölçümlerde çıktı zaten. Yaptığım iş nedeniyle (eskisi kadar olmasa da) süregelen bir stres yorgunluğum var, safra kesem alındığı için hazımsızlık, gaz ve şişkinlik sorunlarım var, bu sebepten ileri gelen pankreas yorgunluğum var, kilo nedeniyle yorgun tiroidlerim var, bir de doktorun dediğine göre barsaklarda biriken ağır metallerim var. İyi yönlerim de var canımmm, metabolizma hızım iyi, hormonal bozukluğum yok, iç organlarda yağlanma vs yok. Çok şükür ürkütücü bir tablo hiç değil ama kilo verme aciliyetimi bir kez daha yüzüme vurdu bu veriler, yaş ilerledikçe bu kadar şanslı olamayacağım malesef.

Kulaktan akupunktura başladık, diyet listemi aldım, prebiyotik&probiyotik desteği, yosun hapı ve kişniş ekstraktı kullanmaya başladım (hepsi organik sertifikalı). Suya ingiliz karbonatı katmamı ve kaya tuzu kullanmamı tembihledi ve de birer kutu verdi doktor, henüz ikisini de denemedim, damak tadı hususunda ön yargılıyım biraz. Bir damacana suyu ya da bir tencere yemeği heba etmek istemiyorum, önce küçük ölçeklerde deneyip ondan sonra karar vereceğim. 


Diyetisyen ön muayenesi (aletle ölçümler vs ve de 2 saatlik upuzuuuuuuun bir görüşme) 200TL, sonra her hafta gideceğim seanslar bundan sonra 80TL olacak. Ben dışarıdan sağlıksız beslenmeyi bıraktığım anda haftada 80TL'den daha fazlası cebime kalacak zaten biliyorum ilk diyet tecrübemden. Bu nedenle beni uzun planda çok da sarsmayacak bir rakam şimdilik. 

İlk diyet tecrübemin bana miras bıraktığı iki adet güzellik de işime yarayacak elbette: içeceklerde şeker kullanmayı 3 yıl önce tamamen bıraktım, tatlandırıcı vs dahil hiç kullanmıyorum - ikincisi de düzenli alkol kullanmayı bıraktım, 3 yıldır özel günler haricinde (o da bir adeti geçmeyecek şekilde) hiç alkol almıyorum - hatta şu anda en son hatırladığım 3 ay önce bir kaçamağım var, o derece içmiyorum. şeker değil de alkol almamak/kullanmamak sosyal statü belirleyicisi gibi, kullanan arkadaşlar hemen neden içmiyorsun diyorlar buna iki adet cevabım var (içimden sana ne? diyorum önce o ayrı) haftaiçiyse haftaiçi zaten kullanmıyorum ki beni bilen herkes bunu bilir - haftasonu ise çok yedim kilo alıyorum diyorum, çünkü zaten gidilen mekanda yemek vs oluyor. Ama sorulması bile saçma değil mi? 

Böyleyken böyle, diyetimin ikinci günündeyim, sanırım bugün regl olacağım (PKO hastasının bunu kestirmesi gerçekten zor, 28 gün çok nadirdir bende, ama takvime göre yaşıyorum resmen!) regl olmamın ödem vs bir etkisi olacak mı bakıp göreceğim, ilk haftama bunun denk gelmesi sonuçları ne kadar etkiler, Pazartesi günü göreceğim. 


Gazam mübarek olsun, ne diyeyim başka :))

You Might Also Like

2 yorum

  1. Aynı sebepler ve ayrı saçmalıklar yüzünden kilo alıp verip, geri alanlardanım. Henüz hiç diyetisyene gitmedim. Vakti zamanında bir akupunktur geçmişim var ama bence işinden iyi biri değildi. Sürekli üst komşumun basettiği birisi var ama ben emin olamıyorum. Dediğin gibi her sabah tartıda görünen şey beynime kazınıyor, ve mutsuz yaşıyorum:( Her şey yolunda gidiyordur umarım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son zamanlarda başka bir rahatsızlığım var, henüz teşhis koyamadılar. İlaç kullandığımdan ötürü henüz ne kadar kilo verebildim kestiremiyorum başlangıca göre 5 kusür kilo ama 6 ya da 7 diyemiyorum :( bir an önce iyileşeyim kilo verme olayına daha konsantre olacağım inşallah, PKO başlı başına engel, umarım aşabilirim bunları... Yorumun için ayrıca teşekkür ederim.

      Sil

burdan buyrun efenim, çekinmeyin, ben hiç çekiniyor muyum? :)