Günlük tutmak... Sevgili komposto :)

10:27

Zonguldak'ta lisenin son döneminde tuttuğum günlüğümü buldum hatta ve hatta üniversite birinci sınıfın bir dönemini bile sığdırmışım içine... El yazıma baktım, şu anki el yazımla alakası yok, yazım dilim ise bildiğiniz ergen dili, şimdi burun kıvırdığım ne kadar klişe halt varsa hepsini yemişim :) O dönemki arkadaşlarım hakkında ne düşünüyorsam sansürsüzce yazmışım, onlarla ettiğimiz kavgaları bile, bana edilen hakaretler(!) dahil Allah ne verdiyse yazmışım :) 

Günlüğüme isim de koymuşum = komposto :) Kötü bir insan olduğumu düşünüyormuşum ve bu yüzden gerçek bir arkadaşım olmadığını, aklım fikrim üniversite giriş sınavındaymış, üniversiteyi kazandığım zaman da çok zor bir bölüm kazandığımı düşünüp hayıflanmışım işin en ilginci de o dönemde cep telefonumda yer alan SMS'leri silmeden önce hepsini günlüğe yazmışım... Bir ara ben de her ergen gibi arkadaşlarımla hiç durmadan ışık hızında mesajlaştım efenim, şimdilerde ise biri mesaj atsa hemen ararım, kim uğraşacak iki saat birşeyler yazmaya çalışmakla :) O mesajları okurken çok eğlendim, on bir - on iki yıl öncesinin "ben"i oradaydı işte, ne küçük hesaplar peşindeymişim dedim, o zamanki "ben"in karşısına dikilsem ne derdim diye düşündüm:

- Merak etme yavrum, kötü bir insan değilsin, çevren kötü!
- O zor dediğin bölümden alnının akıyla 3.32/4.00 ortalamayla mezun olacaksın ama girdiğin işlerde hiç kimse sana diploma dahi sormayacak!
- O arkadaşlarından saçma sapan olanlar zaten ömür boyu yanında olmayacak, bir kaç tane has arkadaşın var bunu da yıllar geçtikçe anlayacaksın (isim vermiyorum ki hayatın sihri kaçmasın :))
- Üniversite birinci yılda yediğin dost kazıklarının âlâsını son sınıfta da yiyeceksin, sonra başkalarından da tabii, yok öyle hemen akıllandım sanmalar falan :)
- Aşk için acele etme, bir olacak pir olacak, şimdi aşk sandıkların yalan olacak ;)
- Boyundan büyük laflar etme, ömrün boyunca o siyah kıyafetlerle metalci havalarınla bitli bitli dolanmayacaksın, hanım kız olacak ve saçlarına gölge bile attıracaksın! (bu noktada genç bendeniz intiharı düşünebilir!) :)) vs. vs.

Günlük yazmayı neden bıraktığımı bilmiyorum, üniversitedeyken ara ara devam etmiştim ama o günlüğüm nerelerde, bu günlükten önceki günlüklerim nerelerde hiç bilmiyorum. Hafızama güvenirim ben, ancak şimdilerde fark ediyorum ki, onun da sınırları var, kötü bir anıyı unutmaya çalışırken bütün bir dönemi unutuyorum ya da yaşlanıyorum azizim :) Ufaktan yazmaya başlayayım, kısa süreliğine de olsa birkaç sene sonra flashback tarzında okur okur eğlenirim yine.

Peki aranızda düzenli şekilde günlük tutan var mı? Bir de benim günlüklerim scrapbook tarzında oluyor, konser biletleri, sakız kağıtları, vs. anılara dair ufak şeyler çiziyor / yapıştırıyorum, bu tarz kullanabileceğim bir defteri nereden satın alabilirim bilen var mı?

Selam ve sevgiler efenim,

You Might Also Like

9 yorum

  1. Bebişim iki defter markasının defterleri el yapımı harika onlardan al derim tam birlik kediler karikatürler her sekilde var Facebook'tan iki defter diye arat bulursun bebisim
    Bende dün ta lise yıllarında ki mail adresim aklıma geldi bi bakayım dedim mailler sevgisiyle olan mailler sevgili askerdeyken atılan mailler vardı ne olduysa kafamdan çıkmış 2 3 senedir girmeyince iptal olmuş tabi
    Bi üzüldüm valla icime oturdu ağrıyacaktim
    Güzelim asker mektubu niteliğinde mailler gitti
    Çok canım sıkıldı çok
    Dedim iste sanal hayat yazı her zaman daim kalacak
    Yazını önemini bir kez daha anladım
    Keske kurtarabildim msn adresini ama kurtarılıyormuş
    Kurtarılsa bile mailler silinmiş sıfırdan başlıyormuş
    Yazık oldu üzüldüm
    Bende saklarım bazı seyleri erkek ark dişlerini sakladım mesela 2 tane çektirdikten sonra tarih yazdım kutuda duruyor
    Bebisimjzin dışı çıkarken gösteririm artık bak bunlarda babanın dişi diye
    Konser mac sinema biletleri hala saklanır
    Hatta bi ara gittiğimiz her filmi yazmışim gunü gününe
    Msj yazma olayı da var tabi
    Sonra lisedeyken ders arasında arkadaşlarla yazisirdik hocadan gizli
    Teneffüs yetmez
    O kağıtları da sakladım
    Konuştuğumuz konular ask mesk yok o onla niye kustu teneffüste kavga ettik su Suna böyle Msj çekmiş fln
    Kopya kağıtlarımız da saklanıyor
    Seviyorum böyle seyleri saklamayı ama ne varsa sakladığım hepsi gençlik yıllarından kalma
    Simdi mektup mu yazıyorum hayır
    Biriyle kağıtta not mu gideriyorum hayır
    Teknoloji anamızı beledi bi yerde kolaylık sağlarken
    Önceden Whatsapp mı varmış yaz kağıda gönder
    Smdi onlar kaldı baktıkça gülüp huzunlenecegimiz
    Kimse ılerde ac su Whatsapp i bi bakalım Ayşe'ye ne konuşmuşuz deniycek silinip gidecek
    Program program robot gibiyiz
    Saklayacak mesajimiz bile yok baksana :)
    Ne varsa eskilerde var
    Sanırım yaslanıyoruz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı şeyleri düşünüyoruz gerçekten, ben haftasonu bir kırtasiye çıkartması yapayım diyorum, o dediğin siteye de bakarım ama aceleci insanım ben elimle dokunup gözümle görüp hemen almak isterim :)
      Eşim askerdeyken mektup yazmıştı bana ve klişe hareketi yapıp ucunu yakmıştı, işyerimdeyken gelmişti mektup, herkesin ortasında salya sümük ağlamıştım, ki hala saklarım, üniversitedeyken arkadaşlarımla yazdığımız mektuplar ve kartlar var onları da saklıyorum, geçenlerde Boşnak bir arkadaşım kartpostal göndermişti, bak hala cevap yazmadım :( Kırtasiyeye gitmiyorum, o bilincimi yitirmişim, ama eskileri görünce yeniden heveslendim, yaparsın kızım yine diye gaza getirdim kendimi :)
      Lisedeyken içtiğim kolanın kutusuna kadar saklardım ben anısı varsa, babam hep seni yalnız başına yaşarken düşünemiyorum, çöp evde bulurlar ölünü derdi :)) Eşim olmasa hiç bir eşyadan ve dahi çöpümden bile ayrılmam bana kalsa, eskiye özlem hep var...
      Bak ne diyeceğim, kırtasiyeye gittiğimde kartpostal da alayım, sonra sana e-posta atıp adresini isteyeyim, sana da kart atayım, bir yerden başlamak lazım, ne dersin?
      Öptüm ki çok çok :)

      Sil
  2. Bengü ablam, ya bir şey dicem günlüğe koyduğun isim aşırı tatlı değil mi ya :) Her şeyi yazmak en iyisi de birisi okursa falan. O yüzden bambaşka isimlerle yazmak lazım. Günlük tutmak güzel bir iş aslında ama ben 1 aydan sonra bana görev gibi geldiği için bırakıyorum sürekli.
    Neyse, hani bloga yorum yapmıştın ya, cevap verdikten sonra müziksiz apaçi dansı yaptım.
    Ablamsın, seni çok seviyorum, sevgiler ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vay genç adam, kimleri görüyorum :)
      Benim günlükleri okuyan okumuştur sülalede okumayan kalmamıştır zaten, babam kitaplığın orta yerine koymuş sağolsun - önce lan noluyoruz hemen alıp saklayayım dedim, sonra da okuyan zaten okumuştur, neyin davası bu dedim :) Ben de sıkılırım biliyorum ama yıllar sonra okuyunca acaip eğleniyor insan, sırf bunun için bir süre yazsam yeter ^^
      Müziksiz apaçi dansını kafamda canlandırmaya çalıştım, sonra da o imajı silmeye çalıştım, hafiften yandı devreler, eheheheh :)))
      Kaaa-şiiimsin, ben de sevdim seni delüğanluu :) Selamlar sevgiler efenimm :*

      Sil
  3. Çok utangaçtım ben. Ya biri okursa diye. Sonra insanlar kullanmaya başladıktan bi 10-15 sene sonra blogger'ı keşfettim. Burda yazıyorum, daha rahat oluyor. Azıcık dağınığım şimdi günlüğü kaybederim filan. Bir de itiraf edemediğim, kabullenmediğim şeyler de var hayatımda. Şimdi günlük yazsam pek samimi olmayacak.
    Son olarak, hiç öyle çatır çutur mesaj yazamadım. Teknolojiyle pek aram yok. Mesaj atmaktan da hiç hazzetmem. Biri mesaj atarsa ararım. Parmaklarımı yormaya ne hacet :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazmak bir nevi iyi geliyor kabullenemediğimiz şeylere aslında, yani ben yediğim kazıkları kendime dahi itiraf edemezken bir bakmışım yazmışım, bir nebze hafifletiyor sanki duyguları...
      Mesaj yazmak eskidendi dostum, kontör hesabı yapan insanlar arasında çaldır kapat, mesaj bırak, bunlar çok meşhurdu :) Şimdi unutmuşum elim gitmiyor resmen, aynı tembellik bende de var :))

      Sil
  4. Ahahaha komposto nedir kızım, nedir yani :D
    Yalnız hala ergenliğe yakın bi arkadaş olaraktan günlük falan tutmadığıma seviniyorum :D
    Hazır evdeyim şu aralar, okur kendimden geçerdim aman hiç gereği yok :D
    Ama ama ne demek mesaj atmam, whatsapp grubumuz bu yüzden mi öldüüüüüüü T.T

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. whatsapp grubu öldü mü, ıssız acun kaldı mı :)) yazar burada mesaj derken sms i kastediyor :)) vatana dönüşünü ayrıca kutlayalım bebeğimm :))

      Sil
  5. bende çok tutardım günlük ilkokuldan itibaren vardı, üniversitede de yazmıştım ilk 2 yıl falan sonra bıraktım. sonra bi esereklendim ünv sonda hepsini yırtıp attım. çocukluğuma, o salak ergen halime katlanamadım resmen, okuyan okumuştur gerçi ev ahalisinden ama daha fazla okuyan olmasın diye yaptım sanırım :) utandım kendimden resmen ya. asıl o yaptığım çocuklukmuş şimdi fark ediyorum. ne güzel hatıra işte sakla dimi yok esmiş işte yok edilecek onlar yok ettim.. mektuplarım durur ama hala. çok severdim mektup yazmayı. başka şehre yerleşen arkadaşlarımla falan sürekli mektuplaşırdık. kuzenimle kim daha çok yazacak diye yarışırdık. okuldan gelince ilk iş posta kutusuna bakardım mektup var mı diye. ama aklımda arkadaşlarıma yazıp şaşırtıcam :) birde bayram ve yılbaşı kartları. hususi gider herkese kart seçerdim şehir dışındaki bütün aile büyüklerine, arkadaşlara kart atardım:) ne büyük keyifti:) iki senedir diyorum doğum günlerinde kart atayım arkadaşlarıma hep gün geçince aklıma geliyor. mektup ve kart yazmak lazım. yapılacaklar listesine madde:)
    Senin yazıya ben biraz geç kalmışım ama blogunu yeni keşfettim fırsat buldukça kurcukluyorum eski yeni fark etmez beni görebilirsin buralarda. kendim her ne kadar yemek tarifi yazsam da ki çok severim özellikle pasta börek çörek yapmayı :) (tipimden belli zaten severek yaptığım ve yapmakla kalmayım mideye gömdüğüm) seninki gibi içtenlikle yazılmış samimi eğlenceli kişisel bloglara bayılıyorum:)

    YanıtlaSil

burdan buyrun efenim, çekinmeyin, ben hiç çekiniyor muyum? :)