Mim: Siz hiç...?

10:00

Merhabalar efenim,

Gecikmiş olduğum bir mimi yaparak bu haftaki yazılarıma devam etmek istiyorum, bu aralar pek bir sosyalim aman maşallah, çok severek okuduğum HaziOz beni bir buçuk ay önce mimlemişti daha yeni dönebiliyorum - ama geç olsun da güç olmasın değil mi :)

Siz hiç gerçek aşk nedir bildiniz mi?
Çok şükür bildim, birden çok kez bildim hem de – aşk yeniden!

Siz hiç acı çektiniz mi?
Fiziksel de çektim ruhsal da çektim, acı çekmeden nasıl büyür insan? Bir sürü yara ve dikiş izim var, kalp kırıklarım ve ruh yorgunluklarım var – acısız yemek olur muymuş hiç, olsa da güzel olur muymuş? :)

Siz hiç insanların taa gözlerinin içine baktınız mı?
Bakmaz olur muyum, ben hep bakarım gözlerinin içine – ruhlarını göreyim diye :) Dik dik bakanlar oluyor ama bazen böyle garip bakanlar, onlara bakamıyorum ben, bazılarında da gülesim geliyor, şimdiki yöneticim mesela, konuşurken gözlerini kırpmadan bakıyor gözüme gözüme, yarış yapıyor gibi kim gözlerini önce kaçıracak gibisine, tabii ki kaybediyorum, o ne ayol öyle :)

Siz hiç salıncakta sallanıp bulutları yakalamaya çalıştınız mı?
Hocam pardon Hollywood mu burası? :) Bulut yakalamak falan değil de, eşek kadar olmuşum hala salıncağa binerim orası ayrı, o hani çok hızlı yükseklere çıkarken midemizde olan kımıltılar var ya, o hissiyatı yaşamak için hep “daha yükseğe, daha yükseğe” diye bağıran kız çocuğu bendim işte! :)

Siz hiç ayağınız takılıp düştüğünüzde bayılana kadar güldünüz mü?
Düşerim de gülerim de, düşene de gülerim de bununla ilgili en komik anım üniversitedeyken kampüste her yerin kar buz olduğu bir akşam üstünde ders çıkışı yavaş yavaş yürürken iki adım önümde yürüyen arkadaşımın havalandığını görmemle kahkahayı basmam ve hemen akabindeki mili saniyelerde kendim havalanmam ile sonuçlanmıştır :) Yanımızdaki üçüncü arkadaş gülmekten ikimizi de kaldıramamıştı, karnımız ağrıyana kadar gülmüş, gülerken konuşmaya çalışıp höykürmüş ve daha çok gülmüştük :)

Siz hiç parmak yarışı yaptınız mı?
Yapmaz olur muyum hiç? Baş parmağım, nerdesin, burdayım, nasılsın efendim, teşekkür ederim, parmak kaç, parmak kaç diyerek kardeşimle intro şarkısını söylediğimiz ve de en bir can yakmalı en bir kavgalı oynadığımız oyunlardan biriydi. Baş parmaklarım tak-çıkarlı oynar başlıklı benim misal :)

Siz hiç kafanızı su dolu bir kovaya sokup nefesinizi ne kadar tutabildiğinize baktınız mı?
Bunu yapmayan çocuk olabilir mi acaba? Rekorum 1,5 dk. falandı :) Denizde de çok yapardık bunu, daha zor şartlar tabii tuzlu su yutmak arada falan :)

Siz hiç ruh çağırdınız mı?
Elbette ki çağırdım - ama gelmediler tabii ki, niye gelmiyorlarsa, hıh, küstüm ben de işte sonra, büyü de yapardım eskiden, astral seyahat ve enerjiye de baya bir çalıştım, böyle böyle cadılık temel eğitimimi tamamladıktan sonra kendimi ak büyücülüğe verdim işte :)

Siz hiç altın günü yaptınız mı?
İki kere para günü yaptık, ikisinde de çok işe yaradı, birinde ev birinde araba aldık, hep bu günler sayesinde, ahahah, yok yahu öyle bir şey :) Kredi çekiyorsun mis gibi, banka da dayıyor faizi, öyle biriktiriliyor para, başka türlüsünü bilmiyorum ben :)

Siz hiç pamuk şeker yerken elinize yüzünüze bulaştırdınız mı?
Pamuk şekerde sıkıntı yaşamadım da, pişmaniye ve elma şekerinde baya bir zorlanıyorum ben :)

Siz hiçbir gece yarısı uyanıp sevdiğiniz birinin nefesini dinlediniz mi?
Sevdiceğimin nefesini hep dinlerim. Bir de oldukça hüzünlü bir hikayem var ama sonu mutlu :) Bundan yıllar önce ben üniversitede okurken babamın by-pass ameliyatı olması gerekmişti, öğrenci evimizde şartlar kısıtlı tabii, yatırdım babamı kendi yatağıma kendim de yer yatağında yatıyorum, uyku hak getire zaten, ya ameliyat olmadan babamın kalbi durursa diye babamın nefesini dinliyorum (ha dursa ben ne yapacaksam engin tıp bilgimle!) üç dört gece böyle sürmüştü sonra ameliyat için gün aldık vs. derken çok şükür her şey çok güzel gitti ve şimdi babam horladıkça hala o günleri hatırlayıp mutlu olurum.

Siz hiç saatlerce köpük banyosu yaptınız mı?
Lisedeyken okuldan erken çıktığımda eve de saatlerce kimse gelmeyecekse eğer küveti doldurur uzun uzadıya keyif yapardım ama şimdi nerde o vakit – hem artık küvet müvet hak getire, 10dk. duj neyime yetmiyormuj :)

Siz hiç çimlerin üstünde çıplak ayak yürüme keyfini yaşadınız mı?
Tabii ki de, mümkün mertebe her yerde çıplak ayak yürüyebilirim ben, yaşasın özgür ve neşeli ayaklar!

Siz hiç yağmur altında çılgınca koştunuz mu?
Zonguldak’ta doğup büyüyen bendeniz elbette ki köyümün yağmurlarında yürüdüm, koştum, şarkılar söyledim… yılın 300 küsur günü yağmurlu olan şehrimde şemsiyesiz olduğum zamanlarda ya ne yapsaydım – batmobile atlayıp Gotham City’ye mi gitseydim, yani?

Siz hiçbir günü hayıflanmadan geçirdiniz mi?
Elbette ki, çok şükür, bazen o kadar yüksek oluyor ki enerjim ben bile şaşırıyorum bu halime ama evet hayıflanmadan geçirdiğim günlerim de var :)

Siz hiç sesiniz kötü olsa bile bir şarkıyı bağıra bağıra söylediniz mi?
Her şeyden önce karaoke kalp ben! Hele keyfim yerindeyse, kürdili hicazkardan girer Madonna’dan çıkarım!

Siz hiç kendi takımınız yense bile karşı takıma alay etmeden medenice tebrik ettiniz mi?
Bizim evde FB-GS derbileri hep bu şekilde geçiyor zaten, eşim benden daha fanatik olduğundan onu incitebilecek herhangi bir şey söylemem – ki buna rağmen bozuluyor çoğunlukla, ama o kazandığında istediği gibi heyecanını yaşamasına hiç karışmam, o mutlu olunca ben de mutlu oluyorum çünkü :) Bir de eşim GS babam BJK kayınpeder FB olunca derbilerde hep bir nezaket telefonları oluyor aralarında :)

Siz hiç yardımlaştınız mı?
İşteş bir fiil ise - nadiren, ama birine yardım ettin mi derseniz sıklıkla. Hem bir elin nesi var değil mi?

Siz hiç saatlerce beklemenize rağmen acelesi olduğu her halinden belli birine yerinizi verdiniz mi?
Yaşlı teyzelere amcalara hiç dayanamam markette falan geçiriveriyorum önüme, hamile kadınlar, küçük ve huysuz çocuğu olan kadınlar falan aynı şekilde, ben kocaman alışveriş yapmışsam ve iki parça bir şey alıp çıkacaksa arkamdaki elbette. Ama devlet dairesinde bekliyorsam içimden küçük bir şeytan çıkıyor, değil yer vermek biri ricada bulunsa bile gözlerimden ateş çıkartıyorum. Anlayacağınız keyfe keder bir işim varsa pamuk gibiyim ama önemli ve zahmetli bir işim varsa ejderha gibiyim!

Siz hiç etraf “ne der” diye düşünmeden bir kez rahatça hareket ettiniz mi?
Genellikle böyleyimdir ben, özel bir durum yoksa istediğim gibiyimdir her yerde. Ama lisedeyken sırf bunu yaşayabilelim diye Ereğli’ye gitmiştik bir arkadaşımla, küçücük yerde herkes tanıyor tabii istediğin gibi rahat takılamıyorsun :) Ereğli ise, bilen bilir, Zonguldak’tan her yönüyle daha güzel bir yer olduğundan gönlümüzce gezmeye tozmaya gitmiştik, saçma sapan konuşup her halta gülmüştük, tüm gün avare avare dolanıp oldukça eğlenmiştik, ergenlik işte n’aparsınız :)

Siz hiç gönlünüzce yaşayabildiniz mi?
Çok şükür evet!

Ben de bu mimi mim yapmayı seven tüm arkadaşlarıma gönderiyorum – isim vermiyorum ki darılan gücenen olmasın, sonuçta beni takip eden herkesi takip ediyor ve okuyorum ama yine de yorum bırakırsanız ayrıca gelip ziyaret edeyim sizi olmaz mı?

Cumaya da bir gün kaldı, hadi yine iyiyiz!


Esen kalın efenim :)

You Might Also Like

14 yorum

  1. Oooo mimin hakkını vermişsin :) beklediğimize değmiş senin hakkında bak bir sürü hikaye öğrenmiş olduk :))
    benimde bir arkadaşım vardı o da hiç göz kırmadan konuşurdu insanla böyle koca koca gözleri vardı anneciiiiim çok korkardım :)) onun gibiymiş senin patronda, 3 harfliler açısında da biz baya bir iyiydik hep gelirdi iyi sıhhatte olsunlar :)) ama artık hayatta çağırmam çarpılma riski söz konusu :))
    mimi unutmayıp yaptığın içinde ayrı ayrı teşekkür ederim, öpüyorum kocaman :****

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman ayırıp okuduğun için ben ayrıca teşekkür ederim :)
      Bazı insanların gözlerine bakılmıyor öyle uzun uzun, tırsıyor insan gerçekten :)
      Ben de çağırdığımda geldi birşeyler de beklenen ruhlar gelmedi ki, ondan küstüm ben :))) hayır gelse nolacağıdı, korkudan oracıkta düşüp bayılırdım ki :)
      ben de çok kocaman öpüyorum :* ♥♥♥

      Sil
  2. Enerjine bayıldım:)) okurken gerçekten çok eğlendimm:) neşen mutluluğun daim olsun:)) sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim, ayrıca hoşgelmişsin sefalar getirmişsin ♥ Bilsen nasıl mutlu oluyorum yeni birileri gelip yorum bırakınca, çok teşekkür ederim güzel yorumun ve tatlı dileklerin için :*

      Sil
  3. Yaaaaaa..çok keyifli....Kalemin çok kuvvetli ve de ben okurken çok keyif aldım...Gayet sıradan şeyleri bu kadar eğlenceli yazdığın ve okuttuğun için seni kocaman tebrik ediyorum..öptüm çok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy çok teşekkür ederim ama hocam mahçup oldum şimdi, bir yandan da çok beğendim sevinmenize, eğlenerek yazdığımdan olsa gerek böyle oluyor, sizi de eğlendirebiliyorum ya ne mutlu bana :) ben de öptüm çok :*

      Sil
  4. Bu MİMİ bende cevapladım çok eğlenceli

    YanıtlaSil
  5. Daha önce bir sürü kişiden okudum bu mimi ama hiç birinden bu kadar zevk almadım çiçeem ya :D :D Valla helal! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama sen şimdi cok simartiyorsun ki beni :))

      Sil
  6. hayatı güzel deneyimlemişsin. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunların hepsi engin hayat tecrübesi işte :)

      Sil
  7. Senin kadar eğlenceli yazabilsem üşenmem yazardım ama sendekini okuyunca cık, ben böyle eğlenceli yazamam diye hiiiç yeltenmiyorum bile o derece :D Hep büüle mutlu ve eğlenceli yaşa! ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sen hep var ol e mi! sen galp ben ♡♡♡

      Sil

burdan buyrun efenim, çekinmeyin, ben hiç çekiniyor muyum? :)