Hayaller Insidious / Gercekler Mad Max!

12:25

Merhabalar,

Sosyal medya trendlerine uygun başlığımı da attığıma göre, son zamanlarda izlediğim filmler hakkında ileri geri konuşmaya başlayabilirim efenim :) Burası sinema salonu değil tabii ki, çekirdeğini patlamış mısırını ya da kahvesini kolasını gazozunu kapan gelsin, zira her türlü gürültü memnuniyetle karşılanır :)

birvarimbiryokum-mad-max-fury-road

Ah, yine erkek egemen bir oy çoğunluğuyla film seçimi yaptık... ve ben ilki 1979 yılında Mel Gibson tarafından canlandırılan bu distopik karakteri bugüne kadar hiç izlemediğim için baya bir hor görüldüm, ??? Max Payne'in oyunu yok muydu ya, oynardık lisedeyken ??? diyerek cahilliğimi ortalığa serdim, kurtaramadım karizmayı, velhasıl imdb puanı da 8.6 olunca daha fazla direnemedim, fragmanını da seyrettiler, yine gözümde hiç birşey canlanmadı ama tamam ya girelim, 8.6 alan bir film, en kötü ne olabilir ki dedim...

Şimdi bu satırları okuyan eşim, yine istemediğin bir filme bizi kırmamak için girmişsin diye kızacak bana biliyorum, o yüzden filmle ilgili yorumlara geçmeden önce şunu belirtmek isterim ki; o kadar hevesli izlemek istiyordunuz ki kıyamadım, hem diğer alternatif olan korku filmine tek başıma mı gireydim aşkım? :))

Mad Max'i daha önceden bilenler filmi izlerken epey şanslı, zira film süresince kimse sana şu oldu bu oldu da dünya böyle oldu, vücutlarını beyaza boyayanlar şunlar, halk şöyle, distopyanın kuralları şu bu vb. ayrıntılı bilgi vermiyor. Konuyu zaten biliyorsunuz beyler diyerek ilk saniyeden itibaren aksiyon başlıyor ve ben bu konuda helal olsun diyorum, bugüne kadar ilk sahneden son sahneye böylesine soluksuz bir aksiyon filmi hiç izlememiştim, hele hele aşka meşke bulaşmadan, kaptırıp gidiyor akıp bitiyor film bir çırpıda. 


Filmde oyunculuklar etkileyici, Rosie bile sırıtmamış öyle söyleyeyim, ancak benim favori karakterim Nux idi, spoiler vermemek adına bu karakterden hiç bahsetmesem daha iyi olur ama şuracığa bir fotosunu paylaşmasam gönül razı gelmez :) Bu arada şu yukarıda görmüş olduğunuz hatunların her birini ayrı beğendim filmde.


Bu film aslında Mad Max serisinin 4. filmi oluyor, ilk 3 filmde Mel Gibson canlandırıyormuş Max'i bu şerefe yeni seride Tom Hardy nail oluyor ve gayet güzel oluyor açıkçası, Mel Gibson'ı son zamanlarda pek sevmiyorum kendime göre haklı sebeplerden ötürü...

Film kıyamet sonrası (post-apocalypse) bir distopyada geçiyor, her yer çöl, su yok - hatta suya kendinizi alıştırmayın ona bağımlı hale gelmeyin vs. bile deniyor (her gün en az 2 litre su içmek için kendimizi zorlamasak mı ne?:)) petrol yok denecek kadar az, nükleer savaşlar sonrası sağlıklı insan sayısı yok denecek kadar az, olanlar da anne sütü ve sağlıklı bebekler için damızlık olarak kullanılıyor. 

Filmin başlangıcında, Nux'un da dahil olduğu Savaş Çocukları (War Boys) Max'i yakalamış, kendi güvenli bölgesini yöneten Ölümsüz Joe'nun bölgesine götürmüştür ve Max Nux için bir kan torbası görevi görmektedir. Bu arada Furiosa (Charlize Theron) Ölümsüz Joe'nun bölgesinden ayrılarak zırhlı araçlardan biriyle petrol getirmeye gitmektedir. Ancak Furiosa'nın kendisine eşlik eden savaş çocukları haricinde gizli misafirleri vardır ve bu yolculuk bir petrol nakliyatından çok bir kaçış  operasyonudur ve yolundan çıkan zırhlı araç ile Ölümsüz Joe'nun bunu anlaması pek de uzun sürmez. Joe'nun zırhlı araç ve petrolden çok daha kıymetli bir şeyleri kaybedeceğini anlaması ile aksiyonun dibine vuran, suyuna ekmek bandıran sahneler filmin sonuna kadar devam ediyor. Kan torbası Çılgın Max ve Savaş Çocuğu Nux'un yolları da bu zırhlı araç ve içindekiler ile kesişiyor, film boyu uzun bir yolculuk sıkmadan ilerliyor.

Distopyalara zaafım var, bu nedenle film beni en başından olmasa da açılıştan hemen sonra içine çekti ve iki saat boyunca hiç sıkmadan ilerledi. Distopya ve dram boyutu detaylandırılmış olsaydı kalbimi onikiden vururdu ama bu haliyle sadece çok başarılı bir aksiyon filmi olarak yer etti belleğimde. Çılgın Max bu arada bildiğimiz Malkoçoğlu mübarek, yorulmuyor, yıkılmıyor, yenilmiyor :) Ama bu demek değil ki filmde beklenmedik - kahramanlara yaraşır - destansı ölümler yok, bol hayal kırıklıkları da yaşatıyorlar. Bu tarz filmleri seviyorsanız mutlaka bir şans verin derim, benim gibi cahil cühela değilseniz zaten Mad Max'i biliyorsunuzdur, o zaman daha bir keyifle seyredersiniz eminim :)


Insidious ne alaka diyecek olursanız, işte ben Türkçeye Ruhlar Bölgesi olarak çevrilen serinin 3.'sü vizyona girmiş diye halay çekerek gitmiştim aslında sinemaya. İlk ikisini peş peşe tek gecede seyretme gafletinde bulunmuştum ve etkilenmek ne kelime - bir müddet uyuyana kadar ettiğim duaların sayısını bine çıkartmıştım! Ruhlar Bölgesi astral seyahat ile farkında olmadan terk ettiğimiz bedenimizi bu dünyada bıraktıktan sonra ya dönemezsek ne olur - astral seyahate tek başına çıkmak ne kadar güvenli - seyahat çantamda neler olmalı -  astral seyahate çıkarken yapılmaması gerekenler - astral seyahatte mola verilmemesi gereken yerler ve asla konuşulmaması gereken diğer ruhlar gibi özetlenebilir oldukça geyik bir şekilde! 

Lise yıllarımda astral seyahat konusunda, uyku düzenimin içine etmekten öte pek de bir sonuç alamadığım oldukça takıntılı bir dönemim olmuştu, yine de dönüp baktığımda birden fazla şeyi aynı anda denediğim için başarısız olduğumu düşünürdüm hep, hem büyücülük, hem meditasyon hem astral seyahat fazla gelmişti sanırım ergen bünyeme :) Ancak bu serinin ilk iki filmini seyrettikten sonra şükür Rabbime dedim, iyi ki de becerememişim! Zaten benim çalıştığım kaynaklarda da en önemli uyarılardan biriydi - ya dönemezsen?

Üçüncüsünü de bu hafta içi olmadı haftasonu seyretmeyi planlıyorum, korku filmlerine de zaafım var ve ben zaaflarımla pek mutluyum :)

Siz neler seyrediyorsunuz bu aralar?
Korku filmi zaafına pek iyi gelecek dediğiniz film önerileriniz var mıdır?
Distopya zaafını da şöyle besle diyebileceğiniz?
Ha unutmadan, yaz geldi mi oralara?

Esen kalın efenim!

You Might Also Like

8 yorum

  1. günlerdir ne güzel laylaylom kıvamında filmler seyredip mışıl mışıl uyuyordum..durduk yere aklıma soktun, şimdi beni yine uykusuz geceler bekliyor :)) Mad Max bayılarak seyrettiğim bir seriydi..sanırım aynı sebeplerden ötürü Mel Gibson sevgim son yıllarda rekor düşüş yaptığından farklı yüzlerle seyretmek isterim doğrusu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ruhlar bölgesi beni oldukça tirstirmisti, o nedenle izlersen eğer mesuliyet kabul etmiyorum baştan söyleyeyim :))
      Mad Max e ise bir şans ver derim, 3 boyutlu izledim ben bu arada, çok gerekli değilmiş ama yormuyor yine de.

      Sil
  2. Ben ki kötü bir şey olacağını hissettiğim anda gözlerini perdeden ayıran birisiyim o nedenle korku filmi izlemem imkansız ama aksiyon ve bilim kurgu severim. Tom Hardy'i ise ayrı bir severim o nedenle Mad Max'i izlerim ama İnsidious'u cık :p O değil de Mel Gibson ne yaşlanmış bea :/

    * blog ne güzel ne ferah olmuş, pek sevdim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mel Gibson sadece yaşlanarak kalaydı eyiydi, pff :(
      Mad Max'i mutlaka izlemelisin o vakit, Insidious cık olmaz sana :) Tom Hardy'yi de bir daha sevdim, Allah sahibine bağışlasın tabii :)
      Blogu bir ferahlatayım dedim, senin beğenmene ise ayrı bir sevindim, bahar temizliği gibi oldu, olmuş di mi :))

      Sil
  3. Hiçbir Mad Max filmi seyretmemiş bir fani olarak yazından sonra belki izleyebiliyorum ama hala emin değilim çünkü Mel Gibson'u hiç sevmiyorum ben yaaa ;))) Blogun şahane olmuş çok beğendim ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mel Gibson-free olmuş bu film, zararı yok bir izle hele :)
      Bu arada blogun yeni halini beğenmene o kadar sevindim ki! Azıcık ferah olsun derken baya bir değiştirmişim, elim hiç hafif değil :) Eski halini hala kayıtlı tutuyorum ama olur da dönmek istersem diye :D

      Sil
  4. Korku filmlerinden aşırı derecede korksam da Ruhlar Bölgesinin ilk 2 filmini ben de izlemiştim ve konu olarak çok yaratıcı bulmuştum.Cesaret (ve tabii ki bir grup arkadaş) bulursam 3.sünü de izleyeceğim :) (Tabii ki sinemada değil!)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında sinemada izlemek daha mı iyi olur ki, gecenin bir yarısı filmi izledikten sonra uyumaya tırsıyor insan arkadaş :))

      Sil

burdan buyrun efenim, çekinmeyin, ben hiç çekiniyor muyum? :)